6 Şubat 2012 Pazartesi

İffet Yâ Hû



İffet, meşru daire içinde yaşayıp gayr-i meşru sahaya nazar etmeme, el uzatmama, adım atmamaktır.

İffetli bir insan, göz, kulak, el, ayak gibi bütün âzâların helal dairedeki lezzetleriyle yetinmesini bilmeli, hiçbir şekilde ve hiçbir yolla haram işlememeli, izzet ve haysiyetine dokunacak durumlardan da sakınmalıdır.

Elinizdeki kitap günümüz neslinin en büyük imtihan unsurlarından ve Allah Resûlü'nün ifadesiyle müminler için en tehlikeli kayma sebeplerinden biri olarak üzerinde durulan iffeti /iffetsizliği dünden bugüne yaşanmış örnekleriyle anlatıyor:


Yazarı : Ali DEMİREL

7 Ekim 2011 Cuma

İlm-İ Aşk



"İnanmazsan anlatamam ki sana, zira aşk inanmakla başlıyor." Aşk bahsine bir gül dalı ile giriverdim ben. Hiç sual etmedim, aşk dedim, inledim. Zahitlerin, dervişlerin kırk günde tamam ettiği çileyi, ben kırk senede tamam eyledim. Kırk senede kırk efsunlu kelime devşirdim de İlm-i Aşk düştü avuçlarıma. Sükûtu bildim, lakin susamadım. Sussaydım aşk beni terk eyleyecekti belki. Bu sebeple düştüm yollara ve dahi "Aşk yolda olmaktır" dedim, öyle bildim, öyle inandım. Sükût eylemek istedim, lakin kelimeler öyle güzeldiler ki, kıyamadım. İlm-i Aşk ömrümün hülasasıdır. Ezelden bedenime nakşedilmiş goncadır aşk. Dileğim odur ki aşkı bilenlerin elinde, aşkı terennüm edenlerin dilinde seneleri ân eylesin. Benim lisanımda, sükûtum dahi aşkı söylesin. Aşk onu işitecek kulak arıyor, aşk ismini söyleyecek dudak arıyor. Aşk seni arıyor, ama bilmiyorsun ey kâri. Aşk olsun...

Fatih Duman

22 Eylül 2011 Perşembe

Aşka Adanmış Bir Ömür



Yeryüzünde aşk ve sevgi namına yaşanan tüm yakarışlar, tüm feryatlar, tüm yönelişler Hatice’nin aşk okyanusu yanında deryada damla kalırdı.

Yazar Nurdan Damla

14 Ağustos 2011 Pazar

Kendinden öte bir yol




Kendinden Öte Bir Yol, Salih Özaytürk’ün ilk kitabı. Kitap, baştan sona, varoluşa dair sorgulamaların derin bir teslimiyetle atbaşı gittiği, keskin ontolojik çözümlemelerin enfüsî açılımlara eşlik ettiği bir çizgide ilerliyor. Ve son tahlilde, okuyucunun iç dünyasında özlenesi bir hali, bir ‘huzur hali’ni miras bırakıyor.

Salih Özaytürk ismi, tanıyanlar için, bir coşku ve sükûnet halini çağrıştırır. İlk bakışta birbirine zıt gözüken bu iki hal, Özaytürk’ün kişiliğinde, sözünde ve yazılarında buluşur, birleşir.


Dün gece yar hanesinde

Yastığım bir taş idi

Üstüm yağmur altım çamur

Yine gönlüm hoş idi


Salih Özaytürk

6 Haziran 2011 Pazartesi

Muhibbi Divanı




Ey mazhar-ı nûr-ı Hüdâ nûr Muhammed Mustafâ
Yok nazîrin senin hâşâ nûr Muhammed Mustafâ


Ruhların lezzetine gelince onlar muhabbet şarabını içerler ve ulvi tatlarını böyle alırlar.Sakileri ledünni alemin gelinleridir.Yerleri vuslat alemindeki halvetgahtır...


Yazar: Safer Dal

3 Mayıs 2011 Salı

Aşkın Gözyaşları






“Susmak sessiz kalmak değil dışarıya karşı sağır olmak da değil. Biz aleme gürültü için geldik. Bu gürültü kulağın değil yüreğin kıyameti olmalı. O halde kıymet bilmezlerden seni anlamalarını bekleme.“

Aşk, yaşanmadan konuşulmaz. Aşk’ı konuşanlar aşkı yaşayanları anlamaya en uzak olanlardır. Aşk’ı bilmeden dokunduğunuz her şey ateştir, acıtır, yakar. Aşk’ı zikretmek için, söz dudağa gelmeden önce cemre gibi yüreğe düşmelidir. Bakışınız, konuşmanız ,yazınız aşk kokmaz şayet bilmeden dokunuluyorsa. Aşk ne o vakit? Ah çekmede dahi aşk tüten harfler aşkı anlatmakta acizdir, acuzedir. Saatlerce, sayfalarca da edebiyatını yapsanız, kulağa hoş terennümler de söyleseniz ”ben”likten ,”Bir”liğe” geçirmediğiniz an aşktan habersizsiniz demektir. O nedenle Hz. Pir:”Aşkı mı öğrenmek dilersin? Ben ol da bil.” derken ”Bir” ol da gel demektedir. Aşk ne çektiyse aşkı bilmeyenlerin dilinden çekti. O nedenle aşk denilince sevginin cılız boyutunu,tutkuyu, beğeniyi, özentiyi aşk sandılar. Aşktan ağızlarının yandıklarını sandılar ve aşkı öcüleştirdiler. Oysa aşk benlikten çıkanların, enaniyete köle olmayan özgürlerin harcıdır.

Sinan Yağmur

Aşkı Meşk Etmek




Aşk Meşk Etmek
Günümüzde tasavvuf yaşanabilir mi?

Aşkı Meşk Etmek’te bu sorunun cevabını arıyoruz. İlahiyatçı ve mutasavvıf Emin Işık, tasavvufun; ritüelleriyle, erkânıyla olmasa bile edebiyle, kaynağını Hz. Peygamber’den alan ahlak, değerler ve davranışlar sistemiyle metropollerde yaşanabileceğine "evet" cevabını veriyor Emin Işık ve "Bir Müslüman, şehrin en çok okuyanı, en kültürlüsü, en şık giyineni, en kibar... insanıdır." diyor.

Kendine has sevilen üslubuyla Emin Işık, Aşkı Meşk Etmek’te tasavvufun özüne dair anlatımları, sohbetleri ve sıra dışı hikâyeleriyle aşk özünün nasıl meşk edileceğinin, yani hayatın damarlarına nasıl nüfuz ettirilebileceğinin ipuçlarını veriyor.

“Buhranın devası tasavvuftur.”

“Yükselmek isteyen tırmanmak zorundadır.”

“Batı insanı, ancak Mevlânâ ve Muhyiddin Arabî gibi tasavvuf ehlinin fikirlerine ilgi duyabilir.”

“Doğrudan doğruya Kur’ân’dan alıp ilhamı Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm’ı...” Mehmet Akif

Emin Işık