Kitap okumayı erteleme... Zamanında oku... Kimseyi dinleme... Oku oku, budur sonu diyenlere aldırma.Yunus Emre derki “Okumaktan mana ne Kişi Hakk’ı bilmektir Çün okudun bilmezsin Ha bir kuru emektir”... “Bütün kitaplar, tek bir kitabı anlamak için okunur.” Vesselam
5 Nisan 2013 Cuma
Efsane (Bir Barbaros Romanı)
Efsaneler bazen denizden, Bazen aşktan ve ateşten gelirler. Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler, Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar... Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir. Bir çağı haritalarda bulamazsınız. Derine, insana ve tarihin denizlerine açılmak gerekir. Girdaplarda yüksek idealler saklanabilir. Bu kitapta İstanbul, Gırnata, Madrid, Roma ve Akdeniz; aşk diliyle kuşatıldı. Akdeniz, aşk kaleminin haritasıyla yeniden çizildi. Kılıç kılıca, cevher çeliğe çarptı, varlık da yokluğa. Ve hep bir yol vardı kalplerden denizlere. Derin denizler, büyük aşklar için atlas olup dokundu. İskender Pala, bir çağı ve o çağın efsanelerini dile döktü. Barbaros Hayreddin Paşayı... Sonra, bir gül sepeti getirdi. Isırılmış üç elmayı anlattı.
İskender Pala
6 Aralık 2012 Perşembe
Ey Aşk Ey En Sevdiğim
Ey insan! Fazla zamanın kalmadı artık… Zikri arttır… Aklı, kalbi ve hücrelerini ‘bir’le…’Bir’leyemezsen Cennet uzaklaşacak senden… Cennet’te ‘bir’ vücudun olamayacak o zaman! Ey kendilerine bahşedilen melekelerinin hürriyetini bırakıp, şeytanın ateşine tutsak edilmeyi seçen insanlar! Dünya hayatının arzu silikonları! Bütün ömürlerince hakikatle bir defa bile irtibat kuramamış olan sanal fareler! Şeytanın ağı içinde esir alınmış skarabe böcekleri! Sizce zamanı tersine çevirmek mümkün mü? Şeytanın, o ilk günahın işlendiği ana dönme çabaları sizce gerçek olabilecek mi? Onda bir takıntı haline gelen ölümsüzlük arzusu o anın içinde sizin üzerinizden gerçekleşebilecek mi? Mümkün mü her ‘şey’i tersine çevirmek? Cehennem’i Cennet yapmak! Şeytan elbette biliyor bu arzusunu hiçbir zaman gerçekleştiremeyeceğini… O zaman sen bu yalana nasıl inanıyorsun da tüm hayatını şeytana bağlıyorsun...
Yazar:Hayati Sır
Aşkın Son Nefesi
Aşkı bilmeden aşk anlatılmaz. Aşk, herkesin bildiği bir kelime... Ama herkesin hissettiği bir duygu değil. Şems-i Tebrizi'nin aşkı anlatılıyor bu kitapta... Daha önce onlarcası anlattı... Her anlatan, kendi aşk anlayışını anlattı... Kimi Şems-i Tebrizi'yi Mevlana'nın aşığı gördü. Kimi kendine aşık. Kimi Allah aşkından bahsetti, kimi Kimya'ya duyulan aşk kıskançlığından. Kimi asırlar öncesinin bu aşkını, Leyla Mecnun sevdası gibi yorumlardı... Kimi aşk kelimesini günümüzün bedensel sevişmeleriyle yorumladı. Kimi sapık duygularına... Kimi iğrenç arzularına Şems-i Tebrizi ile Mevlana aşkında temeller aradı... Yazar: Hasan Arif
13 Haziran 2012 Çarşamba
Duygu ve Davranışlarımızın Patronu Olmak

Gençlik bir hayat devresi değil,bir akıl halidir.Yıllar cildi buruşturabilir ancak,heyecanların bitişiyle ruh buruşur.İnsan kendine olan güveni,cesareti ve umudu kadar genç,kuşkusu,korkuları ve bezginliği kadar yaşlıdır.Hiç kimse fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz.İnsanları yaşlandıran,ideallerinin bitmesidir.Bir insan hayranlık duyup sevebildiği sürece sonsuza kadar genç demektir...Her mücadele,her yenilgi sizin becerilerinizi artırır.Yani her bir engel sizi daha iyi olmaya zorlayan arkadaşınızdır.Dönerseniz,vazgeçerseniz,onlardan kaçarsanız geleceğinizi fırlatıp atmışsınız demektir.Vazgeçmek,sevdiklerinizin ihtiyaçlarını çalmanız demektir.Duygularınızın efendisi olun ve sizi üzmesine izin vermeyin.Değiştiremeyeceğiniz bir geçmiş geride dururken,biçimlendirip sahip olabileceğiniz bir gelecek sizleri bekliyor.
Yazar Kunter Kurt
Kulak Misafiri
Kulakmisafiri'nin elli sabit fikirlinin hızlı kalem darbeleriyle çizilmiş portrelerinden oluştuğu söylenebilir. Canetti'nin bu yapıtı, yirmili yaşlarında yazmayı tasarladığı ve delileri anlatan roman dizisinin imbikten geçirilmiş kısacık bir özetini andırıyor. Körleşme'de sabit fikirlileri gözlemleme ve betimleme ustası olarak karşımıza çıkan Canetti, bu kez başka bir dünyada farklı ve de sabit fikirli insanların, kapsüller içinde yaşayan insanların hayal ya da kuruntularıyla yarattıkları dünyaları anlatıyor bize
. Şemsa Yeğin
Yazar: Elias Canetti
Yeni Kitaplarım
Bu ay Kitaba yatırdım tüm paramı, ama çok keyifliydi açıkçası...
Okumaya başladım bittiği an yorumlarımı yazıcam İnşallah
10 Nisan 2012 Salı
İçimdeki İstanbul Fotorafları
“Herkes kendi dilinde ölüyordu. Dilini fırtınalardan korumak için, yeterince duyurulamayan o yangınları, depremleri, aynaların acımasızlığını taşıma umuduyla en korunaklı yerlerinde hayatta tutmaya çalışanların sözleri... Bu sözlerin çağrısını hep duymak istemiştin.
Dil... İnşa etmek istediğin dil, hangi dildi? Evlerin, odaların, sende Türkçeninkinin yanı sıra, başka dil dünyalarının, Fransızcanın ve Yahudi İspanyolcasının renkleri, sesleri ve duygularıyla da kalmıştı. Tabii aynı zamanda kaygıları, korkuları ve içe kapanmalarıyla da... Çocukluk günlerinde bu yaşadıklarının, şehrinin tarihinin, sendeki tarihinin kaçamayacağın gerçekleri arasında yer aldığının farkında değildin. Şehir seni kendisine, bu çağrısıyla da bağlıyordu. Biliyordun, çok iyi biliyordun asıl farklılığın, seni yazıya çağıranın o aynalardan geldiğini.”
Yazar: Mario Levi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





