3 Mayıs 2011 Salı

Aşkın Gözyaşları






“Susmak sessiz kalmak değil dışarıya karşı sağır olmak da değil. Biz aleme gürültü için geldik. Bu gürültü kulağın değil yüreğin kıyameti olmalı. O halde kıymet bilmezlerden seni anlamalarını bekleme.“

Aşk, yaşanmadan konuşulmaz. Aşk’ı konuşanlar aşkı yaşayanları anlamaya en uzak olanlardır. Aşk’ı bilmeden dokunduğunuz her şey ateştir, acıtır, yakar. Aşk’ı zikretmek için, söz dudağa gelmeden önce cemre gibi yüreğe düşmelidir. Bakışınız, konuşmanız ,yazınız aşk kokmaz şayet bilmeden dokunuluyorsa. Aşk ne o vakit? Ah çekmede dahi aşk tüten harfler aşkı anlatmakta acizdir, acuzedir. Saatlerce, sayfalarca da edebiyatını yapsanız, kulağa hoş terennümler de söyleseniz ”ben”likten ,”Bir”liğe” geçirmediğiniz an aşktan habersizsiniz demektir. O nedenle Hz. Pir:”Aşkı mı öğrenmek dilersin? Ben ol da bil.” derken ”Bir” ol da gel demektedir. Aşk ne çektiyse aşkı bilmeyenlerin dilinden çekti. O nedenle aşk denilince sevginin cılız boyutunu,tutkuyu, beğeniyi, özentiyi aşk sandılar. Aşktan ağızlarının yandıklarını sandılar ve aşkı öcüleştirdiler. Oysa aşk benlikten çıkanların, enaniyete köle olmayan özgürlerin harcıdır.

Sinan Yağmur

Aşkı Meşk Etmek




Aşk Meşk Etmek
Günümüzde tasavvuf yaşanabilir mi?

Aşkı Meşk Etmek’te bu sorunun cevabını arıyoruz. İlahiyatçı ve mutasavvıf Emin Işık, tasavvufun; ritüelleriyle, erkânıyla olmasa bile edebiyle, kaynağını Hz. Peygamber’den alan ahlak, değerler ve davranışlar sistemiyle metropollerde yaşanabileceğine "evet" cevabını veriyor Emin Işık ve "Bir Müslüman, şehrin en çok okuyanı, en kültürlüsü, en şık giyineni, en kibar... insanıdır." diyor.

Kendine has sevilen üslubuyla Emin Işık, Aşkı Meşk Etmek’te tasavvufun özüne dair anlatımları, sohbetleri ve sıra dışı hikâyeleriyle aşk özünün nasıl meşk edileceğinin, yani hayatın damarlarına nasıl nüfuz ettirilebileceğinin ipuçlarını veriyor.

“Buhranın devası tasavvuftur.”

“Yükselmek isteyen tırmanmak zorundadır.”

“Batı insanı, ancak Mevlânâ ve Muhyiddin Arabî gibi tasavvuf ehlinin fikirlerine ilgi duyabilir.”

“Doğrudan doğruya Kur’ân’dan alıp ilhamı Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm’ı...” Mehmet Akif

Emin Işık

28 Mart 2011 Pazartesi

Sakın Okumayın "CISS"




Cinsel Sağlık ve Güzellik konularında Uzman Jinekolog Dr. Ünzile Girişgin’in kaleminden; Cinsel Hayat, Eşler Arasında Mutluluk, Her Müslümanın bilmesi gereken cinsel konular, Kadınlara özel bilgiler ve Kadın Doğum Uzmanlığı, Kadın ve süs, Kadın ve özel kıyafetler ve daha pek çok konuda biraraya getirilmiş, 20 yıllık tecrübenin ürünü “SAKIN OKUMAYIN! CISS” tahlil yayınları arasından çıktı.

Bir grup insan cinsel arzuları putlaştırıp, kölesi haline gelmiş, bir grupta bastırıp, hadımlaştırma noktasında yaşıyor. Hele bazı çiftlerin bir kısmı cinsel içerikli kitapları eşinin kafasına fırlatıp ‘utanmaz!.. ’ diye hakaret edecek seviyede reddedici ve bilgiye kapalı. İsmini Sakın Okumayın! Cıss… koydum. Çünkü, öğrenilmesini yasakladığımız bilgilerin aslında korkmadan okunacak bilgiler olduğunu kadın, erkek, gazeteci, hekim, siyaset bilimci, sosyolog,… herkes görsün istedim.
Dr. Ünzile Girişgin

6 Mart 2011 Pazar

Hüzün şebneme benzer



Hüzün her yerde ...

Açılmamış düğümlerde, söylenmedik sözlerde.

Taze açılmış bir gülün yaprağında, açılmamış bir fanusun içinde.

İşte hüzün...

Neşeyi tüllese de...

Hüzün şebneme benzer.

Yazmak, yanmaktır. Aşk da ateşlerin en şiddetlisidir.
Ateş de su gibi arıtır.

Dert ağlatır, aşk söyletirmiş.

Yazmayı geçici bir heyecanın ötesine geçerek sürdürenlerin gönlünde aşk ateşi mutlaka yanmaktadır.

Bilmek sevmekle özdeştir bizim geleneğimizde.

Sevmek ise yapmaktır.

Bilgi, kuru bir dava değil, kendinde tecelli eden İlahi isimlerin sırlarının açılmasıdır.

Böylesi bir yetkinleşme hikayesi boyunca beliren yazılarda ise okuyana da aşk veren, yazana aşk olsun dedirten bir nitelik daima bulunur.

Meryem Aybike Sinan´ın yazıları, sade, samimi ve aşk dolu.
Kendisiyle aynı topraktanız.

Niyazi Mısri Sultan´ın mübarek kademinin değdiği Malatya´danız.

İslam irfan semasının en büyük yıldızı İbn Arabi´nin de bir süre şairane ikamet ettiği bu topraklardan pek çok şair ve yazar yetişti, yetişiyor.



Meryem Aybike Sinan-Akış Yayınları

12 Aralık 2010 Pazar

Duygusal Özgürlük



Sevmeyi biliyor musunuz? Sizin “duygusal tipiniz” hangisi?
Duygusal özgürlük sevmeyi öğrenmek, giderek daha fazla sevgi vermek ve almaktır. Bu özgürlüğe ulaşmanın yolu pozitif duygular geliştirmenin yanı sıra negatif olanlarla da yüzleşmek, onları dönüştürmek, kendinize ve başkalarına kalp gözüyle bakmaktan geçiyor.
Deneyimli bir psikiyatr olan Judith Orloff pozitif duygularımızı en üst noktaya çıkartmak için ruhumuzu eğitmenin, spiritüel kaslarımızı geliştirmenin alternatif yollarını ve yöntemlerini gösteriyor.

Kendi yaşamından ve deneyimlerinden süzülen pek çok anekdot ve pratik öneriyle zenginleşen bu etkileyici kitabı okuduğunuzda öncelikle hangi duygusal tipe girdiğinizi ve duygusal özgürlüğe ulaşmak için hangi yolu izlemenizin sizin için en uygun olduğunu göreceksiniz.
Duygusal özgürlüğünüzü kazandığınızda kendinizi daha dingin, daha mutlu, daha canlı ve neşeli hissedecek, çevrenize karşı daha yapıcı ve anlayışlı olacaksınız. Her zaman sezgilerinizle bağlantı kurmayı, kalbinizin gücüne ulaşmayı bilecek ve asla yalnız olmadığınızı hissedeceksiniz.


Judith Orloff

18 Mayıs 2010 Salı

Tasavvuf ve Gönül Eğitimi



Bu yıl somuncubabanın düzenlemiş olduğu kermesten aldığım iki güzel kitaptan bahsedeceğim.birincisi "Gönül eğitimi" kuruyan yüreklerimize pınar şırıl, şırıl.
Doç.Dr.Kadir Özköse tarafından kaleme alınmış Nasihat yayınlarından bizlere ulaştırılmış harika bir eser

Tasavvuf, dinin özünü bireyin iç dünyasında yaşanır hale getirme faaliyetidir. Bu nedenle ilm-i hal ve fıkh-ı batın adıyla anılmaktadır.Ruhi ve ahlaki arınma yolu anlamına gelen tasavvuf düşüncesi, mutasavvıflar vasıtasıyla sistemli ve disiplinli bir şekilde topluma yön vermiştir.İslam tarihi boyunca tasavvuf önderleri, yaşadıkları coğrafyanın kültürel, sosyal, ekonomik ve siyasal alanda şekillenmesinde etkili olmuştur.




İkinici Kitap Prof.Dr. Ali Akpınar tarfından kaleme alınmış Nasihat yayınlarından bizlere ulaştırılmış.

Hz Mevlana, ömrünü şu üç kelimede özetler:
Ömrümün mahsulü üç sözdür heman Ham idim, piştim ve yandım el Aman.

Onun bu aşamalardan geçmesi hem kendisi için, hem de başkaları içindir. Zira toplum önderleri, yalnızca kendileri için yaşamazlar.

Mevlana'nın Kur'an anlayışını,Kur'an'a bakışını, Kur'an'ın Mevlana'da ne ifade ettiğiniortaya koyarken daha çok onun Mesnevi'sine baktık, ondan iktisablarda bulunduk.Çünki onun Mesnevi'si, Kur'an ayetleriyle doludur ve bu yüzden o, Kur'an'ın bir çeşit tefsir sayılmıştır.

Aşk, göklere uçmaktır. Her an yüzlerce perdeyi yırtmaktır.Aşk önce kendininefsin isteklerinden kurtarmak, nefsani yollarda yürümekten ayak çekmektir.Dünyayı yok saymak, görmemezlikten gelmektir.Geldiği ve tekrar gideceği alemi düşünmek, kendini anlamaya, bilmeye çalışmaktır

İyi Okumalar Canlarım

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Kayıtdışı Tarihimiz / Yavuz Bahadıroğlu



Tarih meraklılarına duyrulur yeni çıkan bu kitabı aldım ve okumaya başladım:-)bitirdikten sonra yorumlarımı ve eleştirilerimi yapacağım yalnız ilk gözüme çarpan kitabın kapağı çok güzel:-)bir de 288 sayfa olması az göründü gözüme....

Tarihimizle bizim aramızı açan, ilkokuldan itibaren zihinlerimize yerleştirilen yanlı ve yanlış bilgilerle gerçekleri unutturan zemin kimin ve kimlerin ürünü?
Tarihe bakışımız hâlâ neden karışık, bulanık ve önyargılı?

Henüz birkaç yüzyıl öncesine kadar, yaklaşık yirmi milyon kilometrekarelik bir coğrafya üzerinde kurumlaşmış, üç kıtaya hükmeden bir devletimiz vardı. Ancak bu kadar yakın geçmişte yaşananların ne kadarından haberdarız?
Bildiklerimizin ne kadarı gerçek?
Doğrusuyla yanlışıyla tarihimizin arka plânına bakmaya, geçmişimizde kalan gerçeklerle yüzleşmeye hazır mısınız?

Kayıt Dışı Tarihimiz sizin için büyük bir sır küpünün kapağını aralıyor.
Bu kitapla yanlış veya eksik tanıtılan şahsiyetlerle daha yakından ve gerçek yönleriyle tanışacaksınız



Yavuz Bahadıroğlu / Nesil Yayınları
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...