17 Ağustos 2009 Pazartesi

SENi ARIYORUM

Seni Arıyorum

Seni arıyorum Kays'ın çöllerinde
Leyla diye feryat edip inlediği yerde
İçimden ayrılık trenleri geçiyor
Mutluluğa çarpıyor kör bir gecede
Cayır cayır yanıyor vuslat kapımız
Koca ırmağı içiyorum
Yangınım sönsün diye nafile
Tek çare sensin,seni arıyorum

Seni arıyorum
Bu puslu hava yarınlarımın önünü kesmiş
Aşkımı köhne bir handa mahpus bırakmış
Umutlarımı yakmış,küllerini sana emanet etmiş
Ama ben başka,ben sana savaşçı

ŞİİRİN DEVAMINI ERCAN İRİŞ'İN ''ADINI YALNIZLIK KOYDUM'' ADLI ŞİİR KİTABINDA BULABİLİRSİNİZŞİİRİN
Şair : Ercan İriş

3 Mayıs 2009 Pazar

Yitik Bilgi Felsefe ve Hikmet









Hakikati aramanın ve ona ulaşmanın formüllerini veren ve işaretlerini gösteren felsefe, çok çeşitli tanımlara muhatap olmuş bir alandır. Filozofların sayısınca felsefe tanımlarının mevcut olduğu ileri sürülse, bu ifade herhalde abartılı olmayacaktır. Nitekim bu özelliğidir ki, felsefeyi, diğer ilmî disiplinlerden ayırmaktadır. Zira felsefe; düşünce ve fikrin zenginleştiği, bir o kadar da çeşitlendiği, aynı zamanda tartışıldığı bir sahadır. Şu halde bu farklılık ve dinamizme mekanlık yapan felsefenin, içinde barındırdığı niteliklerini, kendi tanımlarını ele alarak görelim.
Felsefe: Hikmet Sevgisi
Genel ifadeyle hikmet sevgisi olarak bilinen felsefe, sanatların sanatı, ilimlerin ilmidir. İnsanın kendisini bilmesi olarak da tarif edilen felsefe, bilen insanın mümkün olduğu ölçüde kendisini İlâha benzetmesine vasıta olacaktır. Zira Allah’a en yakın olan kul, en âlim, en âdil, en merhametli ve en müşfik olanıdır (es-sîretü’l-felsefiyye). Aynı zamanda varlıklar üzerine düşünmesine ve Yapıcı’yı (es-Sânî) tanımasına yardımcı olan felsefe, kalıcı ve sonsuz hayatın başlangıcı olan ölüme bir hazırlıktır.1
Felsefe-Hikmet İlişkisi
Felsefe ve hikmet kelimeleri, çoğunlukla birbirleri yerine kullanılmaktadır.2 Dolayısıyla hikmet, bir disiplin ve düşünce tarzı olarak da felsefeyle aynı anlamlara gelmektedir. Özellikle 9. yüzyıldan sonra, Müslüman filozoflar, felsefe kavramı yerine, hikmet kavramını benimsemişlerdir.3

İlimden ayrı düşünülmeyen hikmet, Hz. Peygamber’in (s.a.v) ifadesiyle “Müminin yitiğidir. Onu nerede bulursa alır.”
Ancak kendisine hikmet verilen Hakîm Elçi (s.a.v) için, “hikmetin başı Allah korkusudur.”
Hikmete Ermek, Temiz Akıl ve Kalp

Doç.Dr. Bayram Ali Çetinkaya Nasihat Yayınları

28 Mart 2009 Cumartesi

Kucaklaşmanın Kitabı


Galeano'nun bu kitapta işlediği konu, insan yaşamının ve sevgisinin çeşitliliği... Galeano' nun sürreal çizgileri, kitabın metniyle, çılgın hayal gücü, ince mizahı ve sevimli eski zaman çekiciliğiyle bütünleşiyor...


Eduardo Galeano
Can Yayınları

11 Mart 2009 Çarşamba

Batmayan Güneşlerimiz

Muhteşem bir maziyi daha muhteşem bir istikbale bağlayan köprü olmak isterdim” sözü merhum Cemil Meriç’e ait olsa da bu ülke aydınının birçoğunun yürekten dileğidir bu cümle.

“Batmayan Güneşlerimiz” muhteşem mazimizdeki ilim adamlarımızı genç kuşaklara tanıtmayı hedeflemiş köprü görevini yerine getirecek eserlerden. Sade dili ve akıcı üslubuyla tıp dehası İbni Sina’yı, matematiğin dev ismi Harezmî’yi ve otomasyonun kurucusu sayılan Cezerî’nin ilginç hayatlarını ve çalışmalarını okuyucuya sunan eser muhteşem mazisini tanımak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir çalışma.

Sade dili ve akıcı üslubuyla tıp dehası İbni Sina?yı, matematiğin dev ismi Harezmî?yi ve otomasyonun kurucusu sayılan Cezerî?nin ilginç hayatlarını ve çalışmalarını okuyucuya sunan eser muhteşem mazisini tanımak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir çalışma....

Zekai Şen-Altın Burç Yayınları

6 Mart 2009 Cuma

Küçük şeyler


Kitabın çerçevesi insan ilişkileri, iletişim hataları, yaşama sevinci, çocuklarla iletişim, eşlerle iletişim, rollerimiz, kadın-erkek eşitliği...Küçük Şeyler, etrafımızdaki pozitif şeyleri görüp hayatımızdaki zorlukları, tuzakları yok saymayan, aksine tüm detaylarıyla -Küçük Şeyler’le- bir kez daha gözler önüne seren, verdiği ipuçlarıyla yaklaşım ve davranışlarımıza ışık tutan bir eser.

Prof.Dr.Üstün Gökmen-Sistem Yayıncılık

4 Mart 2009 Çarşamba

Aşıkların Sırrı

Allah'ı sevmek, her türlü alâkanın ötesindedir. Bu sevgiyi vicdanında biraz olsun hisseden neler neler duyar... Cenâb-ı Hakk'ı sevmenin başladığı andan itibaren her sevgi dolaylılık rengine bürünür. Ayrıca Allah'ı sevdiğiniz nispette mâsivâya karşı aşk u alâkanız yavaş yavaş küsuf tutmaya yönelir. Siz artık her şeyi ondan dolayı sevmeye başlarsınız.
Bu Kitap İlah-i Aşkın sırları ile dolu Bir diğer mânâda aşk, mahbubundaki kusurları görmemezlik, gözüne ondan başka hayalin girmemesi ve onu her şeyin ve herkesin üstünde kabul etme hâlidir. Meselâ kişinin, güneşin güzelliğini mahbubunun güzelliği yanında sönük görmesi, "Mahbubum benim yanımda olursa Cennet'in hurilerini istemem." demesi veya "Cennet başkalarının olsun. Bana mahbubum yeter.." gibi iddialar, âşık mırıltıları ve mecazî aşk açısından da akıl ve mantıkla telif edilmeyecek bâlâpervazane iddialardır. İşte bu aşktır ki, Mecnun'u sahraya salmış ve Ferhat'ı da koca dağı delme macerasına itmiştir.
Osman Hulusi Efendinin seçkin Divanından örneklerle süslenmiş güzel bir eser.

Yazar- Sadıl Yalsuzuçanlar- Nasihat Yayınları

8 Ocak 2009 Perşembe

Türk Tarih Felsefesi




Hayat canlı bir organizma gibidir, gelenek ve göreneklerimiz, yönetim sistemimiz, yemeklerimiz, elbiselerimiz her geçen günle değişiyor. Bu değişmeler hayatın dinamizminin bir sonucudur. Bünyesindeki bu muharrik güçten yoksun bulunsaydı, fosilleşmek hayatın kaderi olurdu. Canlılığın kaçınılmaz bir özelliği olan değişmeler de bizi toplum olarak devam ettiren tarih şuurudur. Bu şuurumuz eksik olursa, her renkten renge girişimizde kendimizi milletçe yeni bir kişiliğe kavuşmuş zannederiz; bu da milli şuurumuzun parçalanmasına, şizofrenik bir hal almasına sebep olur.

Milli şuurun biricik kaynağı tarihtir. Milli şuurun realiteyi ifade edebilmesi çin dayandığı tarihin doğru olması lazımdır. Tarihin doğru olup olmadığının tespiti de ancak "tarih felsefesi" süzgecinden geçirilmesiyle mümkündür.

Bugüne kadar "Türk Tarih Felsefesi'ne dair ne bir makalenin, ne de bir kitabın yazılmadığını düşünürsek, Mehmed Niyazi'nin "Türk Tarih Felsefesi"nin nasıl bir boşluğu doldurduğunu idrak ederiz...

Mehmet Niyazi Ötüken Neşriyat
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...