28 Mart 2009 Cumartesi

Kucaklaşmanın Kitabı


Galeano'nun bu kitapta işlediği konu, insan yaşamının ve sevgisinin çeşitliliği... Galeano' nun sürreal çizgileri, kitabın metniyle, çılgın hayal gücü, ince mizahı ve sevimli eski zaman çekiciliğiyle bütünleşiyor...


Eduardo Galeano
Can Yayınları

11 Mart 2009 Çarşamba

Batmayan Güneşlerimiz

Muhteşem bir maziyi daha muhteşem bir istikbale bağlayan köprü olmak isterdim” sözü merhum Cemil Meriç’e ait olsa da bu ülke aydınının birçoğunun yürekten dileğidir bu cümle.

“Batmayan Güneşlerimiz” muhteşem mazimizdeki ilim adamlarımızı genç kuşaklara tanıtmayı hedeflemiş köprü görevini yerine getirecek eserlerden. Sade dili ve akıcı üslubuyla tıp dehası İbni Sina’yı, matematiğin dev ismi Harezmî’yi ve otomasyonun kurucusu sayılan Cezerî’nin ilginç hayatlarını ve çalışmalarını okuyucuya sunan eser muhteşem mazisini tanımak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir çalışma.

Sade dili ve akıcı üslubuyla tıp dehası İbni Sina?yı, matematiğin dev ismi Harezmî?yi ve otomasyonun kurucusu sayılan Cezerî?nin ilginç hayatlarını ve çalışmalarını okuyucuya sunan eser muhteşem mazisini tanımak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir çalışma....

Zekai Şen-Altın Burç Yayınları

6 Mart 2009 Cuma

Küçük şeyler


Kitabın çerçevesi insan ilişkileri, iletişim hataları, yaşama sevinci, çocuklarla iletişim, eşlerle iletişim, rollerimiz, kadın-erkek eşitliği...Küçük Şeyler, etrafımızdaki pozitif şeyleri görüp hayatımızdaki zorlukları, tuzakları yok saymayan, aksine tüm detaylarıyla -Küçük Şeyler’le- bir kez daha gözler önüne seren, verdiği ipuçlarıyla yaklaşım ve davranışlarımıza ışık tutan bir eser.

Prof.Dr.Üstün Gökmen-Sistem Yayıncılık

4 Mart 2009 Çarşamba

Aşıkların Sırrı

Allah'ı sevmek, her türlü alâkanın ötesindedir. Bu sevgiyi vicdanında biraz olsun hisseden neler neler duyar... Cenâb-ı Hakk'ı sevmenin başladığı andan itibaren her sevgi dolaylılık rengine bürünür. Ayrıca Allah'ı sevdiğiniz nispette mâsivâya karşı aşk u alâkanız yavaş yavaş küsuf tutmaya yönelir. Siz artık her şeyi ondan dolayı sevmeye başlarsınız.
Bu Kitap İlah-i Aşkın sırları ile dolu Bir diğer mânâda aşk, mahbubundaki kusurları görmemezlik, gözüne ondan başka hayalin girmemesi ve onu her şeyin ve herkesin üstünde kabul etme hâlidir. Meselâ kişinin, güneşin güzelliğini mahbubunun güzelliği yanında sönük görmesi, "Mahbubum benim yanımda olursa Cennet'in hurilerini istemem." demesi veya "Cennet başkalarının olsun. Bana mahbubum yeter.." gibi iddialar, âşık mırıltıları ve mecazî aşk açısından da akıl ve mantıkla telif edilmeyecek bâlâpervazane iddialardır. İşte bu aşktır ki, Mecnun'u sahraya salmış ve Ferhat'ı da koca dağı delme macerasına itmiştir.
Osman Hulusi Efendinin seçkin Divanından örneklerle süslenmiş güzel bir eser.

Yazar- Sadıl Yalsuzuçanlar- Nasihat Yayınları

8 Ocak 2009 Perşembe

Türk Tarih Felsefesi




Hayat canlı bir organizma gibidir, gelenek ve göreneklerimiz, yönetim sistemimiz, yemeklerimiz, elbiselerimiz her geçen günle değişiyor. Bu değişmeler hayatın dinamizminin bir sonucudur. Bünyesindeki bu muharrik güçten yoksun bulunsaydı, fosilleşmek hayatın kaderi olurdu. Canlılığın kaçınılmaz bir özelliği olan değişmeler de bizi toplum olarak devam ettiren tarih şuurudur. Bu şuurumuz eksik olursa, her renkten renge girişimizde kendimizi milletçe yeni bir kişiliğe kavuşmuş zannederiz; bu da milli şuurumuzun parçalanmasına, şizofrenik bir hal almasına sebep olur.

Milli şuurun biricik kaynağı tarihtir. Milli şuurun realiteyi ifade edebilmesi çin dayandığı tarihin doğru olması lazımdır. Tarihin doğru olup olmadığının tespiti de ancak "tarih felsefesi" süzgecinden geçirilmesiyle mümkündür.

Bugüne kadar "Türk Tarih Felsefesi'ne dair ne bir makalenin, ne de bir kitabın yazılmadığını düşünürsek, Mehmed Niyazi'nin "Türk Tarih Felsefesi"nin nasıl bir boşluğu doldurduğunu idrak ederiz...

Mehmet Niyazi Ötüken Neşriyat

26 Kasım 2008 Çarşamba

Arzuların Tercümanı


'Ah bir bilseydim, ah bir bilseydim onları
Hangi kalbe sahipler, acaba biliyorlar mı?
Ah gönlüm bir bilseydi, bir bilseydi
Hangi yollara düştüler, nasıl aştılar dağları
Sen sağ salim mi görüyorsun onları?
Ya da helak olmuş, yok olmuş gibi mi onları?
Hayrete düştüler aşıklar, geçtiler kendilerinden
Aşk içinde yanıp yıkıldılar, şaşırdılar yolları'
İbn Arabi
Çeviren:Mahmut Kanık

Yahya Kemal'in Rüzgarıyle Düşünceler ve Duyuşlar


Bu kitapta anlatılanlar Yahya Kemal şiirlerinden başlayıp tarihsel ve toplumsal bir ölçekte ele almaya çalıştığım ve yaşadığım zamandan ve maziden gelen değerlendirmelerle ve duygusallıklarla ortaya çıkan tespitler ve tekliflerdir.
Ve yine vardığım noktada gördüm ki düşüncenin ve duygunun sınırları başlangıçta bizim nesillere öğretilen ufkun -daha doğrusu ufuksuzluğun- çok çok ötesinde yer almakta ve o öğretilenlerle kıyas kabul etmeyecek ve zenginlikte bir medeniyet iklimini kucaklamaktadır

Bu kitap şu anda bulunduğum noktaya göre tespit edebildiğim kadarıyla düşünce ve duygu dünyamda Yahya Kemal'in çağrıştırdıklarını ve yansıttıklarını içermektedir. Şairin özellikle şiirlerinde geçen mahal, şahıs ve kavramlardan yola çıkarak yaptığım yolculukların ve vardığım merhalelerin neticesidir.

Ehl-i akl anlamaz efsus lisan-ı dilden
Zanneder âşık-ı divane muamma söyler.

Yahya Kemal


Yahya Kemal bizim kadim medeniyetimizin, daha açık bir ifade ile söylersek, İslam Medeniyeti’nin Osmanlı yorumunun şairidir.


Sadettin Ökten
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...